E-Bülten

Anket




Hava Durumu

Müzik Yayını

195922 Ziyaretçi

Ziyaretçi Defteri

holtere dair
Daha önce siteden rakamsal verilerle holter sonucunu sormuştum. Rakamlarla birşey söylemek mümkün değil , resimleri görmek zorundayız ,holter kaydı yanıltıyor olabilir yalnız hesaplanan qt zamanı 450ms 'den uzunsa aritmoloji uzmanına gözükmek zorundasın demişti bir hocamız." http://yfrog.com/m9dscn2473jx " Holter'daki qt analizinin resimlerini ekledim , linkten görebilirsiniz. Değerlendirmeniz mümkün müdür ? Çok teşekkürler , iyi bayramlar.



Cevap : Merhaba Zeki bey. Analiz raporundaki biraz silik görünmekle beraber, hesaplanan QT aralığının 450 ms'den uzun olduğu örneklerin %19 olduğu gibi bir ifade okudum. Ancak aynı şeyi yine söyleyeceğim ki; holter kaydı yanıltıcı olabilir, zira bunlar cihazın otomatik ölçümle bulduğu değerler. Kayıt ve ölçüm ayarları iyi yapılmamışsa ve parazitler iyi ayıklanmadı ise (ki özellikle az zamanda çok hasta bakan yani acele içinde çalışan merkezlerin holter testlerinde pek çok zaman bu böyledir), aslında böyle bir durumunuz olmadığı halde böyle sonuçlarla karşılaşmak gayet olağandır.

Tüm bunlardan daha önemli bir konuya geçeyim; holter testinize ait bu bilgilerin şu haliyle zerre kadar bile değeri yoktur. Zira ortada size ait hiçbir bilgi yok. Doktora neden gittiniz, şikayetinizin biçimi, nasıl oluştuğu, sizin nasıl bir insan olduğunuz, nasıl yaşadığınız gibi gibi gibi gibi...Ortada işe yarar hiçbir bilgi yok, ama hiçbir işe yaramayan hatta doğruluğu bile tartışma götürür tonla rakam var. Sonuç ???

Dr. SCT
17.09.2010 09:42:18 | Zeki Ataman

talyum ve anjiyo
3AY ÖNCE talyum Sintigrafisi çektirdim lad bölgesinde hafif akış yavaşlaması çıktı bunun üzerine 64 kesitli koroner bt anjiografisi çektirdim. sonuç aşağıdaki gibidir. sol ön inen koroner arter (lad)
6.Proksimal: ostiumdan başlayan uzun segment eksantrik pozitif remodeling gösteren yumuşak plağa bağlı ostiumdA %50 civarında stepnoz, bunun üzerine koroner anjiyo şart oldu onu da çektirdim (elden)
orda doktorum %20-30 dedi citti bişey yok dedi .. ne yapmamı önerirsiniz hangisi doğru?



Cevap : Merhaba. Bu tür tetkiklerin sonuçlarına güvenip bel bağlamakla başından beri hata etmişsiniz. Bir darlığın yüzde 20-30, 80 veya başka bir şey olmasının,sizin ömür süreniz veya başınıza bir şey gelmesi bakımından hiçbir anlamı yoktur. Bir kişi kalp damarı yüzde 90 daralmış olduğu halde 90 yaşına kadar yaşayabildiği gibi, sadece yüzde 20 'lik darlıkla hatta hiç darlık olmadan bile 20 yaşında kalp krizi geçirerek ölebilir. Çünkü kalp krizi geçirme veya ölüm gibi riskleri anlamak bakımından en işe yaramaz bilgi nedir diye sorulsa, buna darlık derecesidir diye cevap vermek hata olmaz..

Ben olsam bunlardan önce sizi dinlemeyi ve risk faktörlerinizi öğrenmeyi tercih ederdim. Bu yazdıklarınızdaki akım yavaşlamasının, yumuşak plağın, 20-30'un veya 50'nin, sizin kendinize dair anlatacaklarınız ve muayene bulgularınız yanındaki değeri o kadar az ki.. Hatta yok gibi..En çok da " anjiyo şart oldu" demenize şaşırdım, zira şart olan hiçbir şey yok.. Talyumundan spiral tomografisine, oradan da klasik anjiyoya kadar bu denli radyasyonu almış olmanızdan dolayı sadece derin üzüntü içindeyim. Değmeyen gerekçelerle alınmış akıllara zarar bir radyasyon..Mahrumiyet bölgesinde yaşadığı için bu tetkiklere ulaşamayan biri olsaydınız, bu kadar radyasyonu almamak suretiyle sağlığınız için kuşkusuz çok daha iyi bir şey yapmış olurdunuz.

Gelelim bundan sonrasına dair önerime; doktorlara tetkik göstermekten çok kendinizi ve şikayetlerinizi anlatmanız çok daha önemlidir. Eğer kalp damar sağlığınız bakımından risk faktörleriniz varsa bunları gidermeye çalışmanız, anjiyodaki 30, 50 veya 80 gibi şeylerden çok çok daha önem taşımakta. Sağlık ve esenlik dileklerimle..

Dr. SCT
17.09.2010 09:37:04 | marko polo

Çarpıntı
Gönderen:duran
Konu:mvp+my+vasoxen
Mesaj: merhaba yaklaşık 8 ay önece çarpıntı şikayetiyle bir kardiyloğa gittim ve bana holter bağlandı holter sonucunda 24 tane V.E.S görüldü ve doktor bunun önemli olmadığını belirtti fakat beni tam olarak aydınlatmadı ve ben bu durum üzerine çok kaygılandım.daha önce ben bu çarpıntı hislerini yaşardım fakat bunun kalple ilgili olduğunu bilmezdim öğrendikten sonra ne zaman V.E.S olsa tedirgin olmaya ve sürekli kalbimin civarında hassaslık hissetmey başladım.nisan ayında yapılan ekoda minmal mitral yetersizliğim olduğu söylendi ve doktorum vasoxen5mg denen ilaçla aritmilerin duracağını söyledi yarım tablet olarak 5 aydır bu ilacı alıyorum bazen ekstralarım oluyor ama azaldı.minimal my ilerde ilerler mi nelere dikkat etmeliyim vasoxeni ömür boyu kullanacakmıyım yaş 29 boy 1.80 kilo 87 öğretmenim

Cevap: Merhaba Duran bey. Kapakta olduğu söylenen minimal mitral yetersizlik ifadesinin hiçbir anlamı yoktur, herkeste saptanabilir. Bu nedenle bunun ilerlemesi diye bir olasılığa kafa yormanız yersiz, çünkü ilerleyecek bir durum yok. VES’lere gelince; bunlar için bir ilaç kullanmanıza gerek yok. Kalpte yapısal bir sorun olmadığı için VES’LER öylece bırakılabilir. Yani illa Vasoxen alacaksınız diye bir şey yok. Eğer stres, panik ve heyecan duygusuna yatkınlık yönünden tedavi olursanız Vasoxen’e ihtiyacınız kalmayacaktır. Bir de fazla çay kahve içmekten, uykusuzluktan ve kafa yormaya değmez iş ve düşşüncelerin peşine takılıp sürüklenmekten kendinizi uzak tutmaya çalışın. Sağlık ve esenlik dileklerimle..

Dr. SCT

30.08.2010 23:36:46 | Duran

eee
Belki 3 defa gögüs hastalıkları uzmanına gittim bende nefes darlığı var (yada ben öyle algılıyorum) her defasında ciğerler dinlendi gayet normal , hırıltı yok arada bir kuru öksürük var , sabahları kalktığım zaman boğazım dolu oluyor yutkunurken hissediyorum öksürük olmamasına ragmen bogazımı temizliyorum fakat akşama kadar yutkunduğum zaman sanki boğazıma birşey yapışmış , iş yerinde çalışmam gayet normal bir sıkıntım yok gece terlemem yok , ekg çektirdim normal çıktı .. 3 ay önce anjiyo oldum gayet temiz , eforda problem yok..

Hocam nefes darlığının kaynagı kalp yetmezliği veya reflü kaynaklı olabilirmi ?

Cevabınız için teşekkür ederim..



Cevap : Merhaba Gazi bey. Şikayetiniz kalple alakalı değil, özellikle akciğer yapısı ve fonksiyonları yönünden incelenmeniz lazım. Bu bağlamda tomografi ve solunum fonksiyon testi yararlı olabilir. Ayrıca efor kapasitenizin nasıl olduğunu da bilmek lazım. Hepsi bir tarafa, anjiyo niye olduğunuzu bir türlü anlayamadım. Çünkü başka bir sorun yoksa, sırf bu şikayetler için anjiyo kararı çok tuhaf kaçmış. Saygılar..

Dr. SCT


27.08.2010 11:15:11 | Gazi Ünal

dd
Sayın hocam 62 yaşındayım 15 yaşından beri eksrasistol yaşıyorum çok hassas yapıya sahip kaygılı bir kişiligim var. genç ken gittigim dr.lar noro vejatatif distoni dediler. holterde 72 ves çıktı eko normal efor testleri normal degerlendirildi.kardiyolog doktorum kalbiniz saglam dedi fakat ekstralar bazen arkaarkaya kesintisiz olması kuş kanadı gibi çırpması beni endişelendiriyor.bazen günlerce aylarca hissetmiyorum. bunun dışında saglık sorunum yok.spor yaparım nabzım devamlı 60 saygılar sunarı


Cevap : Merhaba. Efor testi ve EKO gibi kalbi yapısal olarak değerlendiren testler normalken, holterde bahsettiğiniz VES'ler bundan çok daha sık olsa bile size hiçbir zararı yoktur, öncelikle bunu belirteyim. Zararının olmadığını öğrenmiş olmak pek çok zaman tedavide yeterli olur, zira korku duygusunun giderilmesi büyük bir rahatlık sağlar. Ancak bazen korkudan ziyade bu kuş kanadı gibi çırpınma hissi yine de rahatsızlık verebilir. Bu yakınmayı gidermek adına verilebilecek bazı ilaçlar var. Bu arada uykusuzluktan, fazla çay kahve içmekten kaçınmanız ve karışmasanız da olacak işlerden uzak durmanız da stres duygusunu gidermek bakımından önem taşımaktadır. Sağlık ve esenlik dileklerimle..

Dr.SCT


27.08.2010 11:13:07 | Ülker Özük

ff
Merhaba Sinan Bey.. Ben 34 yaşında ve 16 senedir ekstrasistollerle başı dertte olan bir bayanım. Artık dayanamadım ve geçen sene ablasyon yaptırdım. Ancak başarısız bir ameliyat oldu. Hala özellikle yemeklerden sonra gelen çarpıntılar ve ekstralarla savaşıyorum. Size sorum, ekstranın hemen ardından kalbim kendini düzeltemior ve 180'lik atımlarla kendimi hastaneye atıyorum. Damardan ilaçla durduruyorlar. Şu aşamadan sonra ne yapmalıyım? Tekrar ablasyon yaptırmalımıyım? ( Beloc 50 kullanıyorum)



Cevap : Merhaba Demet hanım. Ablasyon, beloc, vs'den de önce size şunu söyleyeyim; stres ve panik duygusu açısından bir sorununuz varsa, gevşeme ve zihin akışınızı değiştirme teknikleri konusunda bir eğitim almadan ve bunu bir alışkanlık haline getirmeden başarıya ulaşamazsınız. Zira kalpteki elektriksel aktivasyon bozukluğu ne olursa olsun; stres ve panik duygusuna yatkınlık, ya başlatıcı ya da artırıcı yönde, ama mutlaka olumsuz bir etki yapar.

Diğer yandan fazla çay kahve, kola, uyku bozukluğu, kansızlık, tiroid bezinde aşırı çalışma gibi olasılıkların da gözden geçirilmesi ve bunlardan hangilerinde sorun varsa gereğinin yapılması lazım.

Bunlar düzeltilmeden ablasyon tartışması yazıktır; aldığınız ve tekrar alacağınız radyasyonu bir düşünün..

Saydığım hususlarda sorun yoksa, aldığınız ilaç tedavisi düzenlenebilir. Bu da yeterli olmazsa yeniden bir ablasyonu ancak o zaman tartışabiliriz. Ancak size tavsiyem; gerek ilaç tedavisi ve genel yaklaşım konularında seçeceğiniz kardiyoloji merkezinin 5 dakkada beşiktaş anlayışı ile çalışan bir merkez olmamasına dikkat etmeniz. Zira sizi iyi dinleyip anlamaya gerekli zamanı ayırmayan ve sadece az zamanda çok hasta bakıp sigortadan olabildiğince çok tahsilat yapmaya dayalı çalışan merkezlerde kendinizi hiç yoktan yere anjiyoda, stentte, ameliyatta veya ablasyonda bulmanız işten bile değildir. Böyle yerler sadece özelde değil kamuda da vardır. Buralardan uzak durun. Saygılar..



27.08.2010 11:10:57 | Demet Işılay

Gebelik ve Coumadin
MERHABA HOCAM, 1995 yılında MİTRAL KAPAĞIM DEĞİŞTİ.2007DE EVLENDM.ÇOCUK SAHİBİ OLMAK İÇİN HASTNEMDEKİ DR.UN TAVSİYESİYLE
FRAXPARİN İĞNE TEDAVİSİ UYGULADIK.INR TAKİBİ GBİ TAKiP ETMEMİZE GEREK OLMADIĞINI SÖYLEDİ.(SONRADAN ARAŞTIRDIM TAKİP EDİLMESİ GEREKİYORMUŞ.FAKAT TAKİBİ ZOR OLDUĞUNDAN TAVSİYE EDLMİYORMUŞ.)SORUM GEBE OLMAK İSTİYORUM.COUMADİN KULLANIMI İLE BU MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?OLAN VAKIA VARMI?


Cevap : Merhaba Halime hanım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki; ,fraxiparin kullanırken INR takip edilmelidir şeklinde edinmiş olduğunuz bilgi kesin olarak yanlış. Zira INR sadece Coumadin kullanımını takip etmeye yarar. Fraxiparin kullanımını INR ile takip etmenin, arabanıza aldığınız benzini metreyle ölçmekten bir farkı yok.

Fraxiparin kullanımı, hastanın vücut ağırlığına göre uygun dozda hesaplandıktan sonra normal şartlarda herhangi bir takip gerektirmez. Ancak kan kimyasının değiştiği gebelik gibi özel durumlarda, hesapladığımız bu doz sabit etkinliğini kaybeder ve sonucu kestirilemeyen bir etkinlik durumu oluşur. Bu nedenle gebelikte fraxiparin kullanmak gerektiğinde, doz (Antifaktör 10A) denilen bir kan testine göre ayarlanır.

Protez kalp kapağı olanlarda gebelik takibi zor, sıkıntılı ve riskli bir süreçtir. Protez kapağı olanlar gebe kalamaz ve doğum yapamaz diye bir kural yoktur ama bu zor ve alınan önlemlere rağmen riskli olan süreç nedeniyle genel olarak önermiyoruz.

Yine de bu işe kalkışacaksanız, bebeğin doğumsal anomaliye uğrama riski nedeniyle, gebe kalacağınız andan birkaç hafta önce Coumadin'in bırakılması ve en azından gebeliğin ilk 3 ayında kesinlikle kullanılmaması gerekir. Protez kapak nedeniyle kan sulandırıcının da mutlaka gerekli olduğu bu coumadinsiz dönem fraxiparin gibi iğnelerle geçirilir. Daha sonra fraxiparin ile veya coumadin ile devam edilebilir. Ancak burada sadece ana hatlarını özetlediğim ve aslında çok önemli başka detayları da olan bu süreç, kesinlikle bir kardiyolog gözetiminde geçirilmelidir. Sağlık ve esenlik dileklerimle..


22.07.2010 17:26:10 | Halime Ozgur

Aort damarında genişleme
hocam merhaba babam için sorcaktım yaş 59 tansiyon hapı isoptin 240 ve ayra yarım kullanıyor eko sonucu lv ef / 60-65 sol artrium 3,7 aort kökü 3,8 asc aort 4,5 mitral yetmezliği minimal aort yetmezliği hafif av max 1,0 trikuspit izlenmedi pulmoner yetmezliği izlenmedi pv max 1,1 şeker kolestrol yok alkol sigara yok hocam bu sonuçları ve kullandığı haplar hakkında görüş ve tavsiyelerinizi beklıyoruz asc aort 4.5 olması tehlikelimi neler tavsiye edersiniz teşekkürler

Cevap : Merhaba Özlem hanım. Kapaklarda herhangi bir sorun yok, minimal veya hafif gibi bulguların hiçbir önemi bulunmamakta, bunları yok farzedebilirsiniz. Göze çarpan tek şey aort damarındaki hafif genişlik. Şu haliyle bir zararı yok. Ancak belli bir değeri (5-5.5 cm) geçerse veya hızla ilerlediği tespit edilirse ani yırtılma ve ölüm riskinin artması nedeniyle ameliyatla değiştirilmesi gerekir. Babanız şu anda böyle bir noktada değil, ancak kontrolleri aksatmaması ve tansiyonun çok iyi ayarlanması gerekiyor. İlaçlar uygun ancak tansiyonu ayarlamakta yeterli gelip gelmediklerini bilemiyorum. Saygılar..


22.07.2010 10:43:09 | Ozlem Topuz

Çarpıntı
iyigünler.bana anksiyete boz. tanısı konuldu.4 aydır lustral50mg kullanıyorum. birkaç test yaptırdım ekg,kan testi,akciğer röntgeni ve solunum testi.herhangi birşey çıkmadı.bazı günler kendimi kötü hissediyorum ve ardından çarpıntı başlıyor nabız yükseliyor vücudumdan yukarı birşey çıkıyor gibi hissediyorum. ağzım kuruyor gibi oluyor bu durum oldugunda 2-3 dk sürüyor. bunun dışında nefes alışverişimin düzensiz olduğunu hissediyorum. ayrıca yemeklerden sonra halsizlik çöküyor ve nabız yükseliyor.

Cevap : Merhaba Furkan bey. Anlattıklarınızın anksiete bozukluğuna bağlı olması çok muhtemel. Halsizlik çöküyor ve kalp çarpıyorsa bile, bunların sebep olmaktan çok birer sonuç olabileceği kanaatindeyim. Ancak elbette ki çarpıntı dediğiniz şeyin ne olduğunu iyi anlamak, yemeklerden sonra oluşan halsizlik ve nabız hızlanmasının altında reaktif hipolisemi denilen şeker düşmesi durumunun olup olmadığını da ortaya koymak gereklidir. Başvurursanız yardımcı olabilirim.

Diğer yandan, lustral almakla anksiete bozukluğu durumunuzda bir değişiklik yaşayıp yaşamadığınızı merak ediyorum. Eğer bir yararı olmadı ise birtakım gevşeme tekniklerini de içeren hipnoterapiden yarar görebileceğinizi düşünüyorum. İlgilenirseniz web sitemde bununla ilgili detayları bulabilirsiniz. Sağlık ve esenlik dileklerimle..


22.07.2010 10:40:58 | Furkan Kaya

Nabız
Saygılar. Ben 179 cm boyunda 88 kg ağırlığında 37 yaşındayım. Kalp grafiği çektirdim ve nabzımın 52 olduğunu öğrendim. Öncelikle bu ne anlama geliyor. ve bu nabzı nasıl hızlandırabilirim? teşekkürler


Cevap : Merhaba Halil bey. Ortada bir sorun yok ki.. Hızlanması için değil, böyle kalması için çaba göstermelisiniz. Buna bağlanabilecek bir şikayetiniz varsa durum değişebilir, ama 52 nabız normal şartlarda bir şikayete yol açmaz ve gayet gayet iyi bir değer. Saygılar..


22.07.2010 10:38:42 | Halil Rıfkı Atalay

Kolesterol
İnternetde aşağıdaki gibi bilgiler dolaşıyor.Kan değerleri neyin üzerindeyse kolesterol ilçalarının kullanılması öneriliyor:Örn: Total 220,Tri 234, HDL 33 ise
"Kolesterol ilaç firmalarının yarattığı bir entitedir.Büyük bir yalanı firmalar uydurmuştur!Statin grubu ilaçlar kanser yapıyor,ALZHEİMER yapıyor ve de kalp yetersizliği yapıyor.Ben hayatta bu ilaçları vermedim ve de alan hastalarıma bıraktırıyorum!Bütün hayvanların hücre yapılarında kolesterol bulunur.Kolesterol diye bir hastalık olamaz"

Cevap : Merhaba Hasan bey. Kolesterolün her yüksekliğinde hemen ilaç başlanır diye bir şey yok. Genellikle kişinin beslenme hatalarının, hareketsizliğinin düzeltilmesi ve bunlar yeterli gelmezse ilaç başlanması söz konusudur. Ancak bunların düşürücü değeri belli bir orandadır. Aşırı yüksek değerlerde bunlardan alınacak sonuç beklenmeden ilaç başlanması önerilmektedir. Bu değerler ise kişinin eşlik eden sorunlarına; damar hastalığı, şeker hastalığı gibi faktörlerin varlığına veya yokluğuna göre değişkenlik gösterir. Yani şu değer aşılınca ilaç başlanır diye sabit bir değer yoktur. Eşlik eden hastalıklara göre değişken değerler vardır ve bunlar tıbbi kılavuzlarda mevcuttur.

Kolesterol ilaçlarının etkilerine gelince; İnternetteki bu palavralara sorduğunuz sırayla cevap vereyim:

1) Kolesterol fazlalığı ilaç firmalarının değil, ilaç firmalarından bağımsız yüzlerce tıbbi araştırmanın ortaya koyduğu bir entitedir. Tıpkı verem hastalığının verem ilacı üreten firmaların değil tıbbi gerçeklerin ortaya koyduğu bir entite olduğu gibi.

2) Statin grubu ilaçların Alzheimer, kalp yetersizliği ve kanser sıklığını artırmak şöyle dursun, daha azalttığına dair pek çok araştırma vardır.

3) Kolesterol ilacını tıbbi kılavuzlar ışığında gerektiği halde vermeyen veya bıraktıran kişi, doktor bile olsa kendi hezeyan ve zırvalarını hastaya da dayatan ve suç işleyen bir kişidir. Yüzbinlerce hasta üzerinde sonuçları alınmış olan yüzlerce araştırmaya karşılık bu bilgilerin aksini ortaya koyabilecek tek bir kendi araştırması olmayan kişilerin ortaya fırlayıp bu saçmalıkları yayması sağlık bakanlığının el atması gereken bir konudur.

4) Bütün hayvanların hücre yapılarında kolesterol olması, kolesterol fazlalığının zararlı ve tedavi edilmesi gereken bir durum olduğu gerçeğini değiştirmez. Aynı mantıkla gidersek; tüm canlı hücrelerinde şeker bulunduğu için şeker hastalığına ve komasına, tüm hücrelerde su bulunduğu ve su vücutta çok önemli bir madde olduğu için ciğerleri suyla dolup solunum yetersizliğinden ölmek üzere olan bir kalp yetersizliği hastasına da ilişmeyip karşısına geçerek ölmesini seyretmemiz gerekir.

5) Kolesterol diye bir hastalık yoktur, kolesterol fazlalığı diye bir hastalık vardır. Tıpkı normal düzeydeyken vücut için hayati önem taşıyan su, sodyum, potasyum, şeker gibi diğer bazı maddelerin normal düzey aşılınca vücut için ölümcül olabildiği gibi. Kolesterol fazlalığı diye bir hastalık olamaz demenin şeker hastalığı olamaz demekten hiçbir farkı yoktur.


22.07.2010 10:31:47 | Hasan Özen Orhan

Trigliserit
Merhaba;
Kolesterolüm 240 mg ve trigliserit 409 mg çıktı.Son 6 ayda 15 kg dan fazla almışım
ne yapmam gerekli ?? alkolle ilgisi var mı?? Cevap: Merhaba. Alkolle de, kiloyla da, beslenme şekli ve hareketsizlikle de ilgisi var. Bunlara yönelik bir düzenleme yapmanız gereği var. Sağlıklı günler dilerim Dr. SCT
26.12.2009 20:57:22 | evren

trigliserid
Merhabalar.Annemin trigliseridi sınırın oldukça üstünde 679 yaşı 46 ne gibi bir beslenme önerirsiniz. Teşekkürler.İyi çalışmalar Cevap: Merhaba. Özetle; katı yağlarla hazırlanan gıdalar, çerezler, şarküteri ürünleri, kızartmalar, sakatatlar, yağlı süt ve kırmızı et ürünlerini epeyce azaltmak ve yürüyüşü çoğaltmak lazım diyebilirim. Bunların yeterli olmadığı hallerde ilaç tedavileri gündeme gelebilir. Sağlıklı günler dilerim DR. SCT
12.11.2009 20:29:35 | selin öztürk

mitral ön yaprak prolapsosu
hocam doktora gittiğimde bana mitral ön yaprak prolapsosu kapakta çökme ve aor kapaklardan birinin doğuştan olmaması var dedi size ala bilirsem o hastaneden sonucu alıp yazcam ama orda eko da bakarken bunları saydı ve asistanına yazdırırken sonuca mitral yetersizlik yaz dedi ve sonra vaz geçti başka bişey yazdırdı ve bana bi rapor vermedi ben güvenmiyorum hocam çünki o hastanede 4 ay önce babamı kaybettim bypass ameliyatında belkide çekinde gene başından savdu buraya zaten o doktora görünmemide istememişlerdi onu tanıyanlar
burası ilçe oluduğu için güzel bi hastane yok ayrıntılı bi bilgi edinemedim yaşım 23 hocam kalp bölgemde gün boyu ağrı oluyo ve devamlı derin nefes alma isteği geliyo ama alamıyorum derin nefes bide ben uyurken genelde yüz üstü veya sol kolumun üstüne yatarım ama 4 5 aydır sadece sağ kolumun üstüne dönüp uyuya biliyorum çünki kalbime batma iğne batması gibi şiddetli ağrı geliyo yatırmıyo sırt üstü yatarkende aynı şey oluyo ve sol kolumda nasıl söylesem uyuşma gibi ve güç kaybı oluyo mesela gazete okurken sol kolum aşşağı doğru iniyo ağrı başlıyo bana doktor bu kalp hastalığı doşuştan dedi ama ben çok hastalık geçirdim çok muayne oldum kimse bana böyle bişey söylemedi bence bilmiyorum ama daha önce olsa belli olurdu bu şikayetler askerde biraz başladı 21 yaşımda yani işte geçensene çok arttı hatat 2 sefer abartmıyorum hocam şiddetli kalp ağrısı geçirdim nefesimi kesti batma gibi bi ağrı değildi hocam bi yerin morarırda bastırınca ağrır ya öyle bi ağrı geldi ve uzun sürdü tek başımaydım ve yere çöktüm yani arayacak durumda olsaydım ambulans çağıracaktım eyer bu ağrılar bu hastalığa bağlı değilse ne olabilir hocam kusura bakmayın uzun oldu kafanızı şişirdim hocam ama ayrıntılı yazmak istedim Cevap: Merhaba. Bahsetmiş olduğunuz yakınmalar hiçbir şekilde kalp hastalığı ile alakalı gibi görünmüyor. EKO'da bulunduğu söylenen şeyleri büyütmeyin, varlığını kabul etsek dahi problem teşkil etmez. Bu sitedeki (kapakta sarkma) başlıklı yazıda gerekli ayrıntılı bilgiyi bulabilirsiniz. Ağrılarınız daha çok göğüste üşütmeye bağlı kas ağrısı ve kolda sinir sıkışması olasılıklarını akla getiriyor. Sağlıklı günler dilerim. DR. SCT
04.11.2009 02:35:50 | hakan hakan

siteniz
En az kalbimiz kadar değerli bir site
28.10.2009 21:14:27 | şenay idalı

stres ve çarpıntı
hocam 1 yıl önce aşırı yorgunluk ve uyuma isteği nedeniyle doktora gittim.kan sayımı ekg vs tahlillerden sonra bende demir eksikliği anemisi çıktı.demir hapları ile birlikte dr.bana cozar 50 mg.ve beloc 50 mg verdi ayrıca psk.gitmemi önerdi.şu an hem psk.verdiği cipraleks 20 mg ve diğer ilaçlarımı kullanıyorum.ama hala yorgunluğum geçmedi.özellikle akşamları çarpıntılarım çok fazla oluyor.bazen ne olacaksa olsunda bir an önce kurtulayım diye beloc u bile almak istemiyorum.ayrıca sürekli kilo alıyorum son 1 yıldır 10 kg aldım.kardiyolojiye de gittim.sadece yaşam şeklini değiştir ilaçlarına devam et dedi ne yapacağımı bilsem yapacağım.size gelmek istiyorum ama öğretmenim.malumunuz üzerine dr viziteleri bize çok zor geliyor.sosyal güvenceli hastalara bir kolaylığınız varmı.vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Cevap: Merhaba Serpil Hanım. Kalple ilişkili bir sorun algılamadım sizde. Daha çok anemi ve biraz da depresif belirtiler var sanki. Ancak elbette buradan kesin bir yargıda bulunmak zor. Bunların hepsi aşılabilir. Sadece ilaçla olmak zorunda da değil bu. Telefonla randevu ve fiyat bilgisi alırsanız, hiç de sizi zorlayacak bir masrafın olmadığını görecek ve ayaküstü-hızlıca hasta kabul yerlerde bu işlerin neden halledilemediğini daha iyi anlyacaksınız. Sağlıklı günler dilerim. DR. SCT
10.10.2009 18:21:52 | serpil

Çarpıntı
Soru: merhaba36 yasındayım Kalp rıtmım normalde 75 atarken egılıp kalkmamda nefesımı ayarlamada 190a cıkıyor bu sekılde 3-4 dak seyredıp tekrar duzelıyor doktora gıttıgımde svt denılen rahatsızlık oldugunu beta bloker kullanmam gerektıgını soyledı ılacı kullanmaya basladım fakat sımdı olmuyorum yanlız kalbımın rıtmının mı yoksa tansıyonumun mu bırden anı kısa sanıselı cıkısları basladı daha cok yemek yedıgımde tatlı ve kola ıctıgımde de oluyor holter takıldı ama bulunamadı. kalpkrızı gecırırmıyım
Cevap: Merhaba. Bahsettiğiniz bulgular kesinlikle bir kalp krizi habercisi değil. Muhtemelen ilacın baskısı ile SVT ortadan kalkmış, ancak zaman zaman tek gelen düzensiz vuruşlar (ekstrasistol) yoklamakta. Önemli değil. Sağlıklı günler dilerim. DR. SCT
04.10.2009 14:14:13 | Deniz Berker

Göğüs ağrısı
Soru: merhaba
14/06/1993 tarihinde açık kalp ameliyatı oldum.(bypas)5 adet kalp damarım değişti.o tarihten bu yana zaman zaman azda olsa göğüs ağrılarım oldu. anca çokta rahatsızlık vermedi. halen (isordil 10 mg)günde iki tane sabah akşam kullanıyorum.1 bu ilacın yararı varmıdır?2.hergün (300mg)dispiril kullanıyorum uygun mudur? diğer bir sorum ise iki gündür sol mememin üzeri ile kol altına yakın yerlerde vede sol arka kürek kemiğim bölgesinde acımalar oluyor.(ağrı değil) sebebi ne olabilir.
Cevap: Merhaba. Bahsettiğiniz doz ve düzende sürekli alınan İsordil kısa süre içinde etkisini kaybeder ve zaten çoktan kaybetmiştir. Şu an boşuna alıyorsunuz. Vazgeçilmez ilacınız Dispril. Ancak tansiyon ve kolesterol gibi yan konulardaki durumunuzu da bilmek lazım, bunlarda sorun varsa başka ilaçlar da gerekli olabilir. Ağrılarınıza gelince, daha ziyade adale kaynaklı ağrılar gibi. Yine de bir kardiyolojik muayene uygun olur. Sağlıklı günler dilerim DR. SCT
04.10.2009 14:11:40 | Mehmet Uçar

Kanda pıhtılaşma
Soru: Trombofili paneli sonuçlarım şöyledir:
F-V GENİ MUTASYONU: HETEROZİGOT MUTANT / F-II : HOMOZİGOT NORMAL / MTHFR : HETEROZİGOT TAŞIYICI

Bu sonuçlara göre ilerde kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskim nedir? Nasıl bir yok izlemeliyim? Bu test hamilelik planladığım için yapıldı, önceki gebeliğimde 33 haftalık ölü doğum yapmıştım, sebebin bu olabileceği söyleniyor...
Cevap : Merhaba Sn. Ergin. FII denilen pıhtılaşma faktörüyle ilgili gen yönünden hiçbir sorununuz yok, ancak F-V geni ve MTHFR enzimini yöneten gen yönünden, tam (homozigot) olmasa da kısmi bir sorun taşımaktasınız. Bu son iki genetik sorun sizde kısmi (heterozigot) olduğu için belki tek başlarına bir sorun çıkarmadan da durabilirler, ancak yanlarına özellikle gebelik, büyük ameliyatlar, uzun süre hareketsiz kalma, sigara veya doğum kontrol hapı kullanımı, kolesterol fazlalığı gibi ek bahaneler de eklendiği zaman bazı damarlarda pıhtıyla tıkanmaya giden bir sürecin başlamasına da yol açabilirler. Tabii ki gebeliğinizde plasental damarların böyle bir duruma maruz kalması ölü doğumla sonuçlanmış olabilir, ama bu elbette bir faraziye. Yapmanız gereken, bu hususlarda size düşen ev ödevlerini yerine getirmek. Size düşen ev ödevlerinin dışında kalan yani destek almanız gereken kısmı bence bir Hematoloji (yani İç Hastalıkları içinde kan hastalıklarına bakan bölüm) uzmanı ile irtibat içinde sürdürün. Bu bölüme ancak üniversite, büyük devlet hastaneleri veya büyük özel hastanelerde ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dilerim. Dr. S.C.T
29.09.2009 20:47:49 | Ebru Ergin

Kolesterol
Soru: Biz yaşlandıkça karaciğerimiz de yaşlandığına göre hayati bir molekül olan kolesterolü nasıl fazla üretiyor? Ben her sabah 3 yumurta yiyip, keten tohumu öğütüp yoğurduma katıp, ceviz, badem yiyip, her gün 1000 mg Omega-3 hapı yutup kolesterol değerlerimi nasıl sınıra çektim? Sorumun cevabı küçük LDL lerde gizli.
Small dence LDL yazıp internette arama yapmannızı öneririm. Biyolog Mevlüt Durmuş' un son kitabı Kolesterol ve Akıl Oyunları da bu konuda iyidir.
Cevap : Merhaba Turgay Bey. Kolesterol düzeyinizin tedavi gerektirdiğine nasıl karar verdiniz, bilemiyorum. Her kolesterol veya LDL yüksekliği için böyle çabalara girmeye gerek yoktur. Ama biz en baştaki kolesterol ve LDL düzeyinizi belirgin yüksek kabul edelim, eğer öyleyse ne güzel, böyle rahat bir şekilde kolesterolü sınıra getirmeyi başarmışsınız. Bazı kişilerde keten tohumuna ve omega3'e de gerek yoktur, uygun bir beslenme düzeni ve egzersiz de yeterli olabilmektedir. Belki sizde de bunlara ihtiyaç yoktur, boşuna alıyor olabilirsiniz. Başka durumlarda olduğu gibi, yüksek kolesterolde de her durumda tedavi başlamak diye bir şey söz konusu değil. Basit yükseklikler ilaca veya böyle bitkisel kürlere gerek kalmadan biraz dikkatli beslenme ve yürüyüş programları ile rayına girer. Basit yüksekliklerde sizin de söylediğiniz gibi omega3 ve keten tohumu da düşünülebilir. Ama eşlik eden diyabet, hipertansiyon veya koroner, serebral gibi damarsal sorunlar varsa kolesterolün yükseklik düzeyine hiç bakılmaksızın doğrudan ve yüksek doz statin grubu ilaçlara başlamak şarttır. Bu noktadan itibaren keten tohumu veya small dence LDL konusunun yeri olmaz. Sağlıklı günler dilerim. Dr. S.C.T
29.09.2009 20:45:04 | Turgay Ayder

1 2
Yorum Ekle







Security Code