Duyurular





E-Bülten

Anket




Hava Durumu

Müzik Yayını

1908732 Ziyaretçi

TIBBİ HİPNOZ NEDİR? GÜCÜ VE ETKİNLİĞİ NEREDEN KAYNAKLANMAKTADIR?

"Her insanda ruhsal bir hayal gücü vardır. Bu güç hastalıkları oluşturabileceği gibi, var olan rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir. Beden esas yönetici değildir ve ruhsal hayal gücünün emirlerine itaat etmek zorundadır"    

İbn-i Sina

 

Sadece görünen belirtilere karşı ilaç vermek, sorunların zihinsel arka planını gözden kaçırmaya ve asıl sorunun halledilmeden devam etmesine sebep olur. Bu da problemlerin belki aynı yerde, belki başka bir yerde ve başka belirtilerle tekrar nüksetmesi ile sonuçlanır.

Diğer yandan, her zorlukta kendi iç kaynaklarını ve gücünü kullanmadan çareyi hemen ilaçlarda aramak, kişinin aslında muazzam kaynaklar ve büyük bir iyileştirici-düzenleyici güç taşıyan kendi iç doktorunu pasifize eder, tembelleştirir. Bu nedenle çalışmalarım içinde yer alan diğer bir konu da Tıbbi Hipnoz'dur. Bir zihinsel düzenleme yolu olan bu yöntemin kullanılabildiği başlıca alanlar şunlardır:

  • Hipertansiyon, çarpıntı ve ağrı yakınmalarını tetikleyen panik atakların tedavisi,
  • Stres, korku ve panik doğuran etkenlere karşı duyarsızlaşma ve direnç kazanma,
  • Unutulamayan kötü hatıraların olumsuz etkilerinden sıyrılmak,
  • Geçmişin unutulmuş olaylarını tekrar hatırlamak,
  • Depresyon ve psikolojik kökenli uyku bozukluklarının tedavisi,
  • Dayanamadığı ve sürdüremediği için diyet yapamamaktan, yanlış beslenme alışkanlıklarını frenleyememekten kaynaklanan şişmanlığın tedavisi,
  • Sigara, alkol, vb alışkanlıkların tedavisi,
  • İş, ders ve benzeri alanlardaki konsantrasyon, hafıza ve dikkat eksikliğinin tedavisi,
  • Sosyal fobiden, sınav fobisinden sıyrılmak ve kendine güven kazanmak,
  • Okuma ve çalışma verimini, sınav performansını artırmak,
  • Migren ve organik kökeni olmayan sürekli ağrıların kontrolü,
  • İlaç tedavisine yeterli cevap alınamayan mide ve diğer organ hastalıklarında iyileşme hızını artırmak

 

Tıbbi Hipnoz; şuur altına yerleşmiş otomatik düşünceleri, olumsuz duyguları ve bunların olayları yorumlama ve davranış biçimine yaptığı yansımaları gidermek için kullanılan bilimsel bir yöntemdir.

Hipnoz, aşamalı olarak sağlanan bir zihinsel ve bedensel gevşeme sürecinin ardından çevre farkındalığının azaldığı ve şuuraltı dünyanın harekete geçtiği bir bilinç değişikliğidir. Bu esnada hatalı zihin alışkanlıklarını ve otomatik düşünceleri üreten şuuraltı süreçleri değiştirecek çeşitli metotların etkili olarak uygulanması mümkün olur. Hipnoz sıkıntıları ilaç gibi dış kaynaklarla değil, her kişinin aslında buna yeter güçte olan ama hantallaşmış veya tıkanmış olan kendi iç kaynaklarını tekrar harekete geçirerek çözer.

Aklın kuralları sadece dış dünyanın sorunlarını çözmek içindir. İçsel sorunları ve bağımlılıkları çözmede ise akıl ve şuur sadece etkisiz olmakla kalmaz, çözüme genellikle engel bile olur. Bilinçli zihnin çalışmasının bir süre için durdurulduğu ya da uyku halinde olduğu ve duyuların zayıfladığı anlar, bilinçaltına ulaşıp problemleri çözebileceğimiz anlardır. Çünkü dış olaylara verilecek tepkiyi belirleyen, vücuttan gelen sinyallere ve alışkanlıklara bile anlam yükleyen, onları nasıl algılayacağınıza, çok abartılı algılayacağınıza veya hiç algılamayacağınıza dahi karar veren yer işte bu birimdir.

Yerleşik bir yanlış otomatik düşünceyi ve onun doğurduğu olumsuz duygu ve davranışları yok etmek mantıksal açıklamalardan ve "yapma!" demekten değil, bilinçaltındaki hatalı programa inip onu silmek ve yerine yenisini yüklemekten geçer. Yani anayasa değişikliği yapmaktan geçer. Kuşkusuz bu anayasa değişikliğini yapabilen başka yöntemler de vardır. Ancak kişinin özeline ve mahremiyetine aşırı derecede girmeyi gerektiren itici, boğucu, yıllarca sürebilen sayısız ve pahalı seanslara dayalı diğer yöntemlerin aksine; özellikle NLP metotlarıyla beraber uygulanan tıbbi hipnoz, kişinin özeline fazla girmeyi gerektirmeyen, sonuç bakımından da çok daha hızlı ve etkili bir yöntemdir.

Hipnoz tedavisi kişinin zihnindeki ve geçmişindeki gayya kuyusuna inmekle, oradaki her şeye el atmakla, olayları ve kişileri tek tek irdeleyip analiz etmekle, kimin haklı veya haksız olduğunu bulup açıklamakla uğraşmaz. Kişiden bunları anlatmasını istemez, çünkü olayların kendisiyle değil kişinin bunları değerlendirme ve yorumlama biçimiyle ilgilenir.  Metotları daha farklıdır; yeri gelir trans hali içindeyken kişiyi zamanda geri götürüp çocukluk haliyle tanıştırabilir ve çocukluk halinin önemli olayları yeni bir bilinçle tekrar yaşaması suretiyle kişinin bugünkü erişkin halinde çok hızlı ve köklü değişiklikler sağlayabilir, yeri gelir kişinin kendisinin bile hatırlamadığı ama bugünkü davranışlarına yön veren bebeklik-çocukluk travmalarını anımsayıp fark etmesini ama bu kez yeni bir bakışla tekrar yaşayarak değişmesini sağlayabilir, yeri gelir kişinin geçmişteki başarı ve güven duygularını bugünkü zorluk ve darlıklarda kendiliğinden canlandıracak mekanizmalar kurup çapalayabilir, yeri gelir bazı hikayeler ve metaforlar üzerinden kişinin olaylara yüklediği anlamları değiştirebilir, bazen de hiç bunlara bile gerek duymadan sadece trans halindeki düz telkinlerle bile değişim sağlayabilir.

Hipnoza girmek bir ayrıcalıktır. Zeki ve iletişim yeteneği güçlü kişiler içindir hipnoz. Kişilerin iç dünyası ne kadar zengin ve derin olursa, hipnoza o kadar yatkın olur ve o kadar belirgin fayda görürler. Bazen hemen, bazen de kısa bir sürecin ardından, kişi kendine ve etrafına bakışındaki değişiklikleri fark etmeye başlar. Etrafındakiler de gözlemler. Böylece kişinin kendini, çevresini algılayıp yorumlama biçiminde ve alışkanlıklarında değişiklikler başlar. O kadar doğal bir akış içinde ve kendiliğinden olur ki bu, bazen kişinin kendisinden de önce etrafındakiler fark eder değişiklikleri. "Ne güzel bir şey olmuş sana, sen böyle değildin!" denilmesi gibi.. "Adeta bir sihirli değnek değmiş!" denilmesi gibi.. "Bakışın, yüzün bile değişmiş!" denilmesi gibi.., "Konuşması, duruşu, yürüyüşü.. Sanki karşımda başka bir insan var!" denilmesi gibi...Hipnoza aldığım insanlarda ve yakınlarında o kadar çok duydum ve gözlemledim ki bunları..Hedeflediğimiz asıl amaç dışında, ilk başta hedefimiz olmayan başka kazanımlar da sağlamak neredeyse bir rutin oldu. Sigara bıraksın diye ele aldığınız kişinin bazen uyku probleminin de bitmesi gibi.. Veya panik atak için ele aldığım bir kişinin bazen işine veya derslerine konsantrasyon sorununun da bitmesi gibi..Çünkü toparlanan içsel mekanizmalar kenarda köşede duran diğer sorunlar için de iş görüyor. Biz ilk başta onu amaçlamasak bile. Bunlar tabii ki kural değil, her zaman olmaz. Sadece sıkça gözlemlediğimiz yan kazanımlar.

Hipnoz tedavisi için kişinin gerçekten istek duyması, katılımcı olması ve sürece elinden geldiği kadar destek olması şarttır. Yani Tıbbi Hipnoz, insanların her türlü sıkıntıyla kapıdan girdiği, sonra hokus pokusla büyülenerek on dakika sonra tüm dertleri tamamen bitmiş şekilde dışarı çıktıkları bir yöntem değildir. Ha, bazen tek görüşmeyle bile bu kadar hızlı sonuç alınan kişiler de olabilmektedir. Ama etkinin daha ilk seansta bu kadar güçlü ve kalıcı şekilde ortaya çıktığı bireyler fazla değildir. İnsanların çoğunda ancak birkaç seans sonra başarıya ulaşılabilmektedir. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; kişi eğer katılımcı ise ve kendisi de gereken çabayı gösterirse, her seansla daha belirginleşen bir değişimin başladığını ve ilk baştaki sorun her ne idiyse onunla artık giderek çok daha kolay başa çıkabildiğini fark edecektir.

Hipnoz gece uykusu gibi bir uyku değildir. Bilinç açıktır, ancak hiçbir şey düşünüp yorulmaması ve kısa süreliğine istirahate çekilmesi sağlanmıştır. Duyuların da zayıflamış olduğu bu yoğun rahatlık duygusu içinde, amaca yönelik metotlar uygulanır. Seanslar duruma göre 30-45 dk sürebilir. Daha sonra hasta hipnoz durumundan çıkarılır. Hipnozdan çıkamamak diye bir şey yoktur, hipnoz yapan uzmanın kalkıp gittiğini farz etsek bile zaten kişi birkaç dakika içinde kendiliğinden hipnozdan çıkar. Birkaç gün veya haftada bir uygulanmak üzere, ihtiyaca göre değişen sayıda seanslar söz konusu olabilir.

Tıbbi hipnoz, insana ufkunu kısıtlayan çemberi fark etmesini ve kırıp atmasını öğreten, engelleri zorlu kılan esas şeyin o engelin kendisi değil bilinçaltındaki önyargılar olduğunu gösteren ve bilinçaltındaki hatalı programları düzeltebilen bilimsel bir yöntemdir. Bu yöntemi öğrenerek uygulayacak olan da kişinin kendisidir. Tıpkı araba kullanmayı öğrenmek gibi. Direksiyon hocası dersi verir, ama trafikte bunları uygulamak kişinin kendisine kalmıştır, yani isterse uygular. Tıbbi hipnoz da, aynı şekilde, başvuranın aktif katkısını gerektirir.

Hipnoz yaklaşımı için kişinin iletişime istekli ve ayrıca en azından yeterli entelektüel kapasiteside olması gereklidir. Hipnoz ancak zeki ve iletişime açık kişilerde kullanılabilir. İletişimin rahat kurulamadığı veya entelektüel düzeyi düşük bireylerde başarı şansı azdır.  Ağır ve tehlikeli bazı psikiyatrik hastalıklar, zeka geriliği, bunama hali, iletişim kurulamayacak kadar yaşlı veya çok küçük yaşta olanlar dışındaki herkese güvenle hipnoz uygulanabilir. Hasta, hipnoz esnasında ne konuşulduğunun bilincindedir ve hipnoz sonrasında da bunları gayet net olarak hatırlar. Hipnoz sırasında, eğer isterse, hastanın güvendiği bir yakını da içeride bulunabilir.

HİPNOZ TEDAVİSİNDEN NE BEKLEYELİM, NE BEKLEMEYELİM?

  • Hipnoz tedavisi değişmeyi kendisi isteyenler içindir. Halinden memnun veya değişmeye isteksiz kişilerde, sadece anne babası, eşi dostu istiyor diye hipnoz tedavisi olmaz.

 

  • Hipnoz tedavisi sadece sizin değişmeniz içindir. Hipnoz tedavisi oldunuz diye etrafınızdaki şartların değişmesini ve insanların size daha farklı davranmasını beklemeyin. Hipnoz tedavisi hiçbir şekilde içinde bulunduğunuz şartların ve etrafınızdaki kişilerin değişeceğini ve o kişilerin size artık sizin beklediğiniz gibi davranacağını vaat etmez. Onlar değil; sadece siz, sizin olaylara bakışınız, algılama ve yorumlama biçiminiz değişebilir. Sizin tavır ve davranışlarınız değişince, buna bağlı olarak zaman içinde belki dış şartlarda ve başka insanların size yaklaşımında da değişim olabilir ancak bu gerçekten olsa bile, sizin beklediğiniz kadar olmak zorunda değildir.

 

  • Hipnoz tedavisi gece yataktaymış gibi uyumak, kendinden geçmek değildir. Gözler kapalı olarak içsel yoğunlaşma yaşadığınız, hipnotizörün aktardıklarına odaklandığınız ve farkında olduğunuz bir süreçtir. Trans ve içe yoğunlaşma halinin derinliği kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

 

  • Hipnoz tedavisi hokus pokus değildir, doğaüstü bir olay veya mucize değildir. Hipnoz tedavisi yapan kişinin doğaüstü yetenekleri yoktur, gerekli eğitimi alan ve kendini bu yönde geliştiren her insan bunu yapabilme yeteneğine sahiptir. Hipnoz, tamamen insan fizyolojisine dayalı temelleri olan bilimsel ve etkin bir süreçtir. Tıp dışı kullanımı suistimale gayet açıktır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde de ülkemizde de sadece doktor, diş doktoru ve psikologlar tarafından öğrenilip kullanılmasına izin verilmiş ve tıp dışı maksatlar, sahne şovları, vs şeklinde kullanımı da, böyle amaçlara yönelik hipnoz eğitimi verilmesi de yasaklanmıştır. Bu itibarla; her tür ilaç, ameliyat veya diğer tedavi metotlarında olduğu gibi, bir tedavi ekolü olarak hipnoz tedavisinin de işe yaradığı ve yaramadığı durumlar vardır. Doğru uygulandığında çoğu insanda işe yarar ama istisnasız herkeste işe yarayacak diye bir iddiası yoktur.

 

  • Hipnoz tedavisine, bunu ancak 5-6 seanstan oluşan bir bütün olarak kabul ediyorsanız başlayın. Tek bir seansla değişim, örneğine az rastlanan bir durumdur. Bu itibarla, haftalık aralıklarla en az 5-6 seansa düzenli olarak devam etmek zorunludur. Ayıracağınız zaman ve maliyet gibi unsurları bu en az 5-6 seansı dikkate alarak ayarlamanız lazımdır. Sadece 1-2 kez gelirim diyorsanız hipnoz tedavisine hiç başlamayın.